MEDENİYET AKADEMİSİ ÇALIŞMALARI

YENİ İLİMLERİN KURULUŞU

Medeniyet Akademisi kadrolarının külliyatı 200 kitaba ulaştı. Mesele sadece kitap sayısıyla alakalı değil, hem mevzu hem de muhteva itibariyle müstesna çalışmalar yapılıyor. Yeni mevzular keşfediliyor ve her mevzu derinliğine ve genişliğine kuşatıcı bir bakış ve anlayışla tetkik ve telif ediliyor.
Fikri yığınağımızın artması, artık “yeni ilim” dallarının kurulması zamanının geldiğini gösteriyor. Bu sebeple Medeniyet Akademisi kadroları, mevcut fikri yığınağın oluşturduğu muharrik kuvvetle, yeni ilim dalları kurulması için altyapı çalışmalarına başladı.
*
Yeni ilim dallarının kurulması için ilk yapılması gereken iş, ilimlerin tasnifiydi. Medeniyet Akademisi kadroları, ilimlerin ana tasnif haritasını hazırlamıştı. O tasnif haritası üzerinde yeni ilimlerin inşası için çalışmalarına başladı.
* MEDENİYET AKADEMİSİ ÇALIŞMALARI yazısına devam et

Share Button

MEDENİYET SEMPOZYUMU-1-

MEDENİYET SEMPOZYUMU-1-

Medeniyet sempozyumu serisi başlıyor. Birincisi Erciyes Üniversitesinde, 24 Mayıs tarihinde iki celse olarak yapılacak.

BİRİNCİ CELSE

İslam’ın ilim telakkisi ve batının bilgi işgali///EBUBEKİR SİFİL

İrfan telakkimiz ve kültürel işgal///İSMAİL GÖKTÜRK

Alim, Arif, Mütefekkir şahsiyet terkipleri///HÜSNÜ KILIÇ

İKİNCİ CELSE

İslam/Türk düşüncesinde merkez meselesi///BEDRİ GENCER

İslam İrfanının Teknolojisi///VEYSEL ASLANTAŞ

İlimlerin Tasnifi ve medeniyet hamlesi///HAKİ DEMİR

Share Button

HAKEM MÜESSESESİ

HAKEM MÜESSESESİ
FİHRİST
Takdim

BİRİNCİ KISIM-FİKRİYAT
İhtiyaç
Lüzum
Faydaları
Bu tür müesseseler neden kurulamıyor?

İKİNCİ KISIM-ÇEŞİTLERİ
Hukuki hakem müessesesi
Ahlaki hakem müessesesi

ÜÇÜNCÜ KISIM-TATBİKAT
*Müstakil hakem müesseseleri
*Mevcut kuruluşların bünyesindeki hakem müesseseleri
HAKEM MÜESSESESİ yazısına devam et

Share Button

MEDENİYET BEYANNAMESİ

BİRİNCİ KISIM-HAL MUHASEBESİ

1-Kadim müktesebat ile irtibatımız koptu, külliyat çapında eser veren âlim ve mütefekkirler yetişmez oldu.
2-İslâm ile Müslüman arasındaki irtibat ve münasebet kesildi, bu münasebeti kuran tedrisat anlayışı ve müesseseleri çöktü.
3-Tedrisat müesseselerimizin yıkılması ve mevcutlarının zehirlenmesi, İslâm’a iman eden ama Müslüman şahsiyeti kuşanamayan insanlar doğurdu.
4-Önce bilgi vatanımız yok edildi, sonra insanımızın şahsiyeti, nihayet coğrafi vatanımız…
5-Bilgi vatanımız kaç parçaya bölündüyse, coğrafi vatanımız o kadar parçalandı, bilgi vatanımız parçalanmaya devam ediyor, coğrafi vatanımızın sınırları da yeniden çizilmeye çalışılıyor.
6-Tüm bunlar, batının bilgi ve zihin işgâlinin neticeleridir.
7-İlk kaybettiğimiz tefekkürdü, ilk bulmamız gereken de tefekkürdür.
8-Tefekkürü kaybettiğimiz için her şeyi kaybettik, tefekkürü bulduğumuzda her şeyi tekrar buluruz.
9-Ezbere ve tekrara mahkûm olduk, idrâk edemediğimiz için yeni bilgi üretemedik, kendimizi batının bilgi ve zihin işgâline hazırladık.
10-Tefekkürde ucuzluk, batının bilgi işgâlini kendi elimizle devam ettirdiğimiz anlamına geliyor.
11-İslâm ile insan arasındaki münasebet yolları tıkandı, batı başta olmak üzere gayrimüslimler İslâm’ın insanlara ulaşmasını mümkün kılacak yol ve müesseseleri tuzakladı ve zehirledi.
12-İslâm’ın temsilindeki çok başlılık, İslâm’ın idrâk ve izahındaki zafiyet, İslâm’ın bilgi evreninin ihyâ ve inşâsındaki kifayetsizlik, batılı gizli servislerin İslâm adına konuşan örgütler kurmasına fırsat verdi.
13-Tam bir keşmekeş içindeyiz.
14-Keşmekeş (kaos) sadece sahada değil, esasen idrâk ve tefekkürdedir.
15-Sadece sahadaki keşmekeşi görmek, idrâk ve tefekkürdeki kaosun farkına varmamaktır.
16-Keşmekeşi sahada bitirme niyeti, büyük katliamlara kadar uzanan biteviye çatışmaların kaynağıdır.
*
MEDENİYET BEYANNAMESİ yazısına devam et

Share Button

AHLAK BEYANNAMESİ

AHLAK BEYANNAMESİ

1-İnsan, Ahsen-i Takvim üzere yaratılmış Eşref-i Mahlukattır.
2-İnsan, münhasır ve müstesna bir varlıktır, atası da insandır.
3-İnsanı münhasır ve müstesna kılan hususiyeti, beyin ve bedeni değil, ruhu ve kalbidir.
4-İman, ruhun ve kalbin tabii temayülüdür, insani hususiyetlerin birincisidir.
5-İnsan tabiat haritası, hayvandan aşağı inmeyi, melekten yukarı çıkmayı mümkün kılacak hacimdedir.
6-Ahlak, insan ile hayvan arasındaki temel fark ve sınırdır.
7-Sadece insan ahlakla mükeelleftir; hayvan mükellef değildir.
8-Akıl, ahlakı ihlal salahiyetine malik değildir.
9-Akıl, ahlakı takip etmelidir, menfaati değil…

*** AHLAK BEYANNAMESİ yazısına devam et

Share Button

MEDENİYET AKADEMİSİ DOSYASI

MEDENİYET AKADEMİSİ TANITIM DOSYASI

1-Neşriyat
2-Merkezler
3-Projeler
4-Teklifler
5-Yeni ilimlerin inşası
6-Kitabiyat (Külliyat)

1-NEŞRİYAT
*Fikirteknesi sitesi (www.fikirteknesi.com)
*Terkip ve İnşa dergisi (e-dergi)
*Karargah Anadolu dergisi (e-dergi)
*Fikir Kadro Hareket dergisi (e-dergi)

2-MERKEZLER
*Medeniyet Şehri araştırmaları merkezi
*Stratejik düşünce merkezi
*Adalet Araştırmaları merkezi
*Maarif Araştırmaları merkezi
MEDENİYET AKADEMİSİ DOSYASI yazısına devam et

Share Button

CAMİNİN MÜESSESELEŞTİRİLMESİ PROJESİ

CAMİNİN MÜESSESELEŞTİRİLMESİ PROJESİ

CAMİ-CEMİYET-HAYAT TASAVVURU

*İslam şehrinin merkezi camidir
“Şehir merkezi” tabiri, bir müddetten beri işyerlerinin yoğunlaştığı nokta olarak anlaşılmaya, şehirlerde bu anlayışa göre kurulmaya başlandı. Osmanlıdaki şehir planlaması, “cami-i kebir”i yani ulu camii merkez alırdı ki bu tatbikat Medine’deki Mescid-i Nebevi ile mutabıktı.
Şehrin merkezinde ne olduğu ile ilgili ve sınırlı bir meseleden bahsetmiyoruz, şehir anlayışının merkezinde ne olduğunu izah etmeye çalışıyoruz. İslami hayatın merkezi ubudiyettir, öyleyse İslam şehrinin merkezi camidir.
Ulu caminin şehir merkezinde olması, mekan haritasıyla sınırlı bir mesele değil, caminin hayatın merkezi olmasıyla ilgili bir bahistir. İslam cemiyeti, günde beş vakit camide cem olur ve oradan tekrar hayata döner. İslam cemiyetinde hayat, cami ekseninde deveran eder.
Cami, İslam cemiyet ve şehrinde, sadece namaz kılınacak bir mekan tertibi değil, içtimai meselelerin istişare edileceği, kararların ve tedbirlerin alınacağı, tatbikatın oradan başlayacağı içtimai karargahtır.
CAMİNİN MÜESSESELEŞTİRİLMESİ PROJESİ yazısına devam et

Share Button

MEDENİYET DEVLETİ ANAYASASI

MEDENİYET DEVLETİ ANAYASASI

HAKİ DEMİR

FİHRİST

Takdim 4

ANAYASA FİKRİYATI
Medeniyet telakkisi 8
Devlet tasavvuru 13
Cemiyet anlayışı 19
Şahsiyet terkibi 22
Anayasa fikriyatı 27
İnşa süreci anayasası 33
Nihai anayasa 42
Manevi mesuliyete dair endişeler 45
Tatbik edilebilirlik meselesi 49

ANAYASA TEKLİFİ
Beyanname 53

BİRİNCİ KİTAP-ŞAHSİYET
Tarif, tavsif ve hedef 57
Hakiki şahsiyet 61
Hükmi şahsiyet 66
Hak ve hürriyetler 72
Mükellefiyetler 93
MEDENİYET DEVLETİ ANAYASASI yazısına devam et

Share Button

Medeniyet Akademisi’nin Anayasa Teklifi

MEDENİYET AKADEMİSİ’NİN ANAYASA TEKLİFİ
Medeniyet Akademisinin anayasa teklifi hazırlandı. Karargah dergisinin Haziran sayısında EK olarak veriliyor.
Haki Beyin kaleme aldığı ve bir istişare heyetine dağıttığı anayasa teklifi üzerindeki çalışmalar devam ediyor. Maddelerin gerekçeleri yazıldıktan sonra kitap haline getirilecek ve basılacak.
Takipçilerimizin malumudur, Medeniyet Akademisi, Fikirteknesi külliyatı, Terkip ve İnşa dergisi kadroları bir meseleyle ilgilendiğinde, ülkedeki alışılmış bakış ve anlayışların dışında ve üstünde bir telif çalışması yapıyor. Keza anayasa teklifi de bu cinsten…
Öncelikle mevcut anayasanın tamamen dışında, onu asla emsal almayan, ana tasnifini bile kendi bakış ve anlayışımız çerçevesinde yapan bir anayasa çalışması… En bariz hususiyeti, bir medeniyet telakkisi, onun içinde bir devlet tasavvuru, onun içinde bir cemiyet anlayışı, onun içinde bir şahsiyet tarif ve terkibini esas alıyor. Tasnif farklı, mevzu haritası farklı, bakış ve anlayış farklı… Medeniyet Akademisi’nin Anayasa Teklifi yazısına devam et

Share Button

Tarif ve Tavzih (Teferruatlı mevzu haritası)

TARİF VE TAVZİH
TAKDİM
Öncelikle adaletin tarif ve tavzih edilmesi gerekiyor. Çok kullanılan kelime ve mefhumların başına gelen en büyük felaket, “anlaşıldığı” zannıdır. Çok kullanıldığı için anlaşılmamış olma ihtimali hiç kimsenin aklına gelmez, bu sebeple de tetkik mevzuu haline getirilmez. Bazı mefhumların muhteva hacmi ise kadimde binlerce ciltlik eserle tetkik edilmiş, binlerce ciltlik fikir üretilmiştir, adalet bunların başında gelir. Buna rağmen, adalet ile ilgili bir cilt kitap okuma ihtiyacı duymayan ve bu zahmete katlanmayanlar, insanları adil olarak tavzif, zalim olarak itham edebilmektedir.
Sadece tarifle iktifa etmek, onu da birkaç cümleyle geçiştirmek sığ bir yaklaşımdır. Adaletin tarif unsurlarının muhtevasını tavzih etmek, yani izaha kavuşturmak gerekir. Bu sebeple tavzih, tarifin mütemmim cüzüdür ve tavzih yapılmadığı takdirde tarif eksiktir.
Aşağıda adaletin tarif ve tavzihinin teferruatlı mevzu haritası verilmiştir.

ADALET FİKRİ OLARAK DÜNYA GÖRÜŞÜ

*Dünya görüşü ve adalet fikriyatı
-Dünya görüşünün kaynağı olarak adalet
-Adaletin kaynağı olarak dünya görüşü
-Her dünya görüşü bir adalet tarifidir
-Adalet arayışında olmadan dünya görüşü telif edilemez
-Dünya görüşü olmadan adalet fikriyatı olmaz
Tarif ve Tavzih (Teferruatlı mevzu haritası) yazısına devam et

Share Button