AHLAK BEYANNAMESİ

AHLAK BEYANNAMESİ

1-İnsan, Ahsen-i Takvim üzere yaratılmış Eşref-i Mahlukattır.
2-İnsan, münhasır ve müstesna bir varlıktır, atası da insandır.
3-İnsanı münhasır ve müstesna kılan hususiyeti, beyin ve bedeni değil, ruhu ve kalbidir.
4-İman, ruhun ve kalbin tabii temayülüdür, insani hususiyetlerin birincisidir.
5-İnsan tabiat haritası, hayvandan aşağı inmeyi, melekten yukarı çıkmayı mümkün kılacak hacimdedir.
6-Ahlak, insan ile hayvan arasındaki temel fark ve sınırdır.
7-Sadece insan ahlakla mükeelleftir; hayvan mükellef değildir.
8-Akıl, ahlakı ihlal salahiyetine malik değildir.
9-Akıl, ahlakı takip etmelidir, menfaati değil…

***

10-İnsanın ferdi şubesi zaruret, içtimai şubesi mecburiyettir.
11-İnsan, kendinden ibaret birey değil, ahlakla mücehhez şahsiyettir.
12-Şahsiyet, insanın ferd şubesinde varoluş terkibi, cemiyet şubesinde varoluş amilidir.
13-Şahsiyet; cemiyeti inşa eden asıl ve asil amil, cemiyet; şahsiyeti mümkün ve daim kılan mahfazadır.
14-Ferd ve cemiyet, her birinin hakkını teslim ederken iki müstakil oluş, insanı ve hayatı tarif ederken mürekkep iki şubedir.
15-Ferd ile cemiyet arasındaki münasebet, üstün nizama doğru akan muvazene arayışıdır.
16-Şahsiyet ve cemiyetin oluşturduğu sıhhatli bünye, üstün nizamın alt yapısıdır.
17-Ferd hürriyetin, cemiyet nizamın mümessilidir.
18-Hayat, hürriyet ile nizamın mütekamil terkip kıvamındaki deveranın adıdır.

***
19-Erkek ve kadın ayrı ayrı insanı temsil edemez.
20-İnsan, erkek ve kadının birbirini ikmal etmesiyle zuhur eder.
21-Erkek ve kadın birbirinin zıddı değil, birbirinin mütemmim cüzüdür.
22-İzdivaç olmadan erkek ile kadının vuslatı mümkün ve meşru değildir.
23-Erkek ile kadının izdivacı makbuldür, diğer ihtimaller insani sınırın ihlalidir.
24-Aile müessesesi, insanın varoluş güzergahındaki mühim menzillerdendir ve neslin devamı için zarurettir.
25-Çocuğun ilk hakkı, aile müessesesine doğmak ve orada büyümektir.
26-Çocuk hakkının ihlali, insanlığın ihlalidir.

***
27-Devlet, cemiyetin teşkilatlı halidir.
28-Devlet, şahsiyet sahibi insanlar için lüzumlu, şahsiyetsiz bireyler için zaruridir.
29-Devlet, medeni cemiyet için tabii netice, keşmekeşe düşmüş toplum için suni müeyyidedir.
30-Devlet, nizamın teşkilatlı halidir.
31-Devlet, ferdin ruhi oluş süreci için murakıp, cemiyetin içtimai oluş süreci için muhafızdır.
32-Devlet, şahsiyet ve cemiyeti medeniyet ufkuna taşıyan müesses vasıtadır.
33-Devlet, maddi kuvvetin temerküz ettiği büyük teşkilattır.
34-Maddi kuvvet, çıplak olarak bırakılamaz, hukuk ve ahlakla sarılmalıdır.
35-Hukuk, kuvvetin şekli sınırlarını tespit eder.
36-Ahlak, kuvvetin muhtevasını ve maksadını tayin eder.
37-Hukuksuz devlet zorba, ahlaksız devlet vahşidir.
38-Bugünün dünyasında ahlaklı devlet kalmamıştır.
39-Yirmi birinci asır dünyası, ahlaklı devletlerin çağı olmalıdır.
*
40-İktidar üzerinde özel mülkiyet kurulamaz
41-Şahıs veya gurupların iktidar imtiyazı yoktur
42-İktidar ile halk ihtilafa düşerse, haklı olan halktır
43-Ordu, halka karşı iktidarın safında yer alamaz, halkı katleden ordu, düşman ordusudur
*
44-İktidarın inşa ve iktisabı, seçimledir
45-Siyasi muhalefet mümkün ve lüzumludur
46-Muhaliflerin ve azınlıkların hukuku muhafaza altındadır
47-İktidarın gaspı, iktidara karşı isyanın meşru sebebidir

***
48-İnsan canı azizdir, öncelikle can emniyeti sağlanmıştır.
49-“Bir insan katleden, tüm insanlığı katletmiş gibidir”.
50-Canın bedeli candır, haksız yere can alanın canı alınır. Ancak ihkak-ı hak menedilmiştir, ceza tayini ve infazı hukuk marifetiyle devlete aittir.
51-Can hayatın kendisidir, hayat can ile nizam can emniyetiyle başlar.
52-Bir can için dünyanın tüm serveti harcanmalı, tüm orduları seferber edilmelidir.

***
53-Akıl emniyeti sağlanmıştır.
54-Akıl, öncelikle insanın insanlığını idrak merkezidir.
55-Akıl emniyeti, insanlığın teminatıdır.
56-Fertte akıl inşası için cemiyet ve devlet seferber olmuştur.
57-Akıl, cemiyet, devlet ve medeniyeti muhafaza ile mesuldür.
58-Tefekkür hürriyeti, akıl emniyetinin mütemmim cüzüdür.
59-Tefekkür, insanın haysiyetidir, vazgeçilmesi ve engellenmesi düşünülemez
60-Esas olan akıl emniyetidir, akıl emniyeti sağlanmadan tefekkür hürriyeti muhaldir
61-Her din, kültür, mefkure kendi akıl terkibini inşa edebilir
62-Batı tarafından icbar edilen tek akıl (pozitif akıl), tefekkür hürriyetine manidir.
63-Hiç bir din, kültür ve mefkure insanlığı; kendi akıl terkibini kabule zorlayamaz.
64-Tefekkür hürriyeti, ahlakla mahduttur.
65-Akıl ve ahlak teklifinde bulunmayanın tefekkür iddiası batıldır

***
66-Din emniyeti sağlanmıştır.
67-Din, insanın hakikatle kurduğu irtibattır.
68-Din, hakikatin hayatını teklif eden manzumedir.
69-Din emniyetine dönük her türlü tecavüz şiddetle def edilmiştir
70-Farklı dinler birlikte yaşayabilmelidir
71-Hiçbir din, diğer dinler üzerinde baskı kuramaz

***
72-Nesil emniyeti sağlanmıştır.
73-Nesil emniyetinin ilk şartı nikahtır, nikahsız münasebetler menedilmiştir.
74-İnsan kainattaki en aziz varlıktır, insanın doğumuna ve yaşamasına mani olmak yamyamlıktır
75-İnsanın kürtaj yoluyla katli menedilmiştir, ekmeği paylaşma kaygısı kürtajın mazereti değildir.
76-Bebeğin doğumuna mani olanlar, insanı öldürmekte de mahirdirler
77-Çocuğun hayatı ve istikameti, ailesinin tasarrufundadır.
78-Cemiyet ve devlet, çocuğun insani çerçevede yaşamasını mümkün kılacak tüm tedbirleri almakla mesuldür.
***
79-Mal emniyeti sağlanmıştır.
80-Mal kavgası, insan kadar aziz bir varlık için tahkir edicidir.
81-Mala karşı işlenen suç, insanın kendini tahkir etmesidir, hiçbir ferdin, kendini, insan cinsini ve insanlığı tahkir etmesine müsaade edilemez.
82-Mal kavgasına dönük her sebep yok hükmündedir.
Lakin;
83-Dünyadaki her aç insandan bütün insanlık mesuldür.
84-Tüm insanlık asgari hayat seviyesine ulaşana kadar mal emniyeti sağlanamaz.
85-Mal emniyetinden öncelikle zengin şahıslar ve devletler mesuldür, zenginler mallarını korumakla değil, fakirlerin asgari ihtiyaçlarını karşılamakla mükelleftir.
86-Hiçbir zengin, zaruri ihtiyaçlarını karşılayamamış bir insanın taarruzu karşısında mal emniyetine iltica edemez.
***
87-Ahlak, insan olarak doğan varlığın, insanlaşma sürecidir.
88-Her mevzuun başı ahlak, her hayat alanının zemini ahlak, her faaliyetin kaynağı ahlaktır.
89-Önce ahlakı ortaya konulmamış hiçbir fikir dinlenmemeli, hiçbir tatbikata itibar ve itimat edilmemelidir.
90-Hiçbir ideolojik bakış ve anlayış ahlaktan müstakil değildir, önce ahlakını teklif etmeyen ideoloji yok hükmündedir.
91-İnsan tabiat haritasındaki “insani bölge”, her din ve dünya görüşünün maksadı olmalıdır
92-İnsani bölge, hukukla muhafazaya alınmalı, sınır ihlali şiddetli şekilde engellenmeli, bütün insanlık bu mükellefiyeti üstlenmelidir.
***
93-Ahlakın siyasi sınırları yoktur fakat farklı ahlak telakkileri mümkün ve lüzumludur
94-Ahlak beyannamesi cihanşümuldür, siyasi iktidarların insafına terk ve teslim edilemez
95-Siyasi iktidarlar, ahlak beyannamesine malik değil, tabi olmalıdır
96-Dünya, bir “Ahlak Şurası” kurmakla mükelleftir
***
97-Türkiye, ahlak beyannamesini tüm dünyada temsil ve tekeffül etmeye namzettir.
98-Türkiye, hiçbir devlet ve kuruluşun rızası ve görev tevdiine bakmaksızın ahlak beyannamesini üstlenmiştir.
99-Türkiye, ahlak beyannamesinin muhtevasını, kuvvet ve imkanları nispetinde tüm dünyaya taahhüt etmektedir.
100-Dünyadaki tüm mazlum ve mağdur insanlar, Türkiye’ye müracaat edebilirler.
101-Türkiye, Ahlak Beyannamesini dünyada takip için “AHLAK ŞURASI” kurmuştur

NOT: Beyannamenin şerhi yapılmış ve kitap olarak hazırlanıp basılmıştır. İsteyenler osmangazneli@gmail.com a mesaj gönderebilirler.

Share Button