HULUSİ DEMİR tarafından yazılmış tüm yazılar

İSTİKLAL BEYANNAMESİ-ÖZET-

MİLLETE HİTAP

1-Ey Millet-i Necibe-i İslamiye, vaktine hazır ol.

2-1400 küsur seneden beri Hz. Allah’ı ve Peygamber-i Zîşan’ını hizmetine razı ettiğin İslam ölüyor.

3-Ecdadının kanı pahasına fethettiği kalelerin burçlarındaki “Medeniyet Sancağın”, bugün Batı tarafından indirilip, yerine kendi sancağı çekildi.

4-Medeniyet Sancağını burçlara tekrar dikecek hiç mi İslâm gayreti yok!

5-Korkma, korkma seni Batının bütün kuvvetleri birleşse kıramaz.

6-Sen mütevekkilen Alellah kendi mevcudiyetini gösterecek olursan, değil Batının kültür ajanları, nükleer füzeleri bile yıkamaz. 

 

MİLLETİN CEVABI

1-İmanımız ve sadakatimiz Allah’a ve Resulünedir; itaatimiz Allah’a ve Resulüne sadık olanlaradır.

2-İnanırız ki; Müslümanlar muhakkak muzafferdir; dünyada veya ahirette… İSTİKLAL BEYANNAMESİ-ÖZET- yazısına devam et

Share Button

Medeniyet Akademisi’nin Anayasa Teklifi

MEDENİYET AKADEMİSİ’NİN ANAYASA TEKLİFİ
Medeniyet Akademisinin anayasa teklifi hazırlandı. Karargah dergisinin Haziran sayısında EK olarak veriliyor.
Haki Beyin kaleme aldığı ve bir istişare heyetine dağıttığı anayasa teklifi üzerindeki çalışmalar devam ediyor. Maddelerin gerekçeleri yazıldıktan sonra kitap haline getirilecek ve basılacak.
Takipçilerimizin malumudur, Medeniyet Akademisi, Fikirteknesi külliyatı, Terkip ve İnşa dergisi kadroları bir meseleyle ilgilendiğinde, ülkedeki alışılmış bakış ve anlayışların dışında ve üstünde bir telif çalışması yapıyor. Keza anayasa teklifi de bu cinsten…
Öncelikle mevcut anayasanın tamamen dışında, onu asla emsal almayan, ana tasnifini bile kendi bakış ve anlayışımız çerçevesinde yapan bir anayasa çalışması… En bariz hususiyeti, bir medeniyet telakkisi, onun içinde bir devlet tasavvuru, onun içinde bir cemiyet anlayışı, onun içinde bir şahsiyet tarif ve terkibini esas alıyor. Tasnif farklı, mevzu haritası farklı, bakış ve anlayış farklı… Medeniyet Akademisi’nin Anayasa Teklifi yazısına devam et

Share Button

Medeniyet Akademisi -Takdim-

            medeniyet

Tefekkür ve tezekkürün zirvesi tevhid, insan ve hayatın zirvesi vahdettir. Tevhide; terkip, tecrit ve tenzih güzergahından ulaşılır, vahdete ise ahlak, edep, takva yoluyla… Tevhid; ferdin ruhi-deruni cihetindeki inkişafla mümkün, vahdet ise sayısız içtimai mecranın bir havzaya dökülmesiyle mümkündür.

            Tevhid ve vahdet, İslam Medeniyetinin nihai menzili, nispeti, ölçüsü, mikyasıdır. Her şey bu iki mikyasa göre anlaşılır, kabul ve tatbik edilir. İçtimai manada vahdete, ferdi manada tevhide ermeyen tüm yollar yanlıştır.

            Ferdi hürriyet, içtimai manada vahdete, ferdi manada tevhide muhalif olamaz. İslam, hürriyeti serkeşlik (liberalizm) olarak anlamaz, kabul etmez. İman ferd için, İslam cemiyet içindir ve ikisi terkip edildiğinde “insan mimarisi” kurulmuş ve tüm cihetiyle kuşatılmış olur.

*

            İslam Medeniyeti, içtimai manada vahdet havzasına, ferdi manada tevhid zirvesine giden yolları açık ve temiz tutmanın maharet ve marifet yekunudur. Zirveyi veya nihai menzili işaretlemek kolay, zor olan hem Müslümanların milyonlarca ciltlik müktesebatı hem de insanlığın milyonlarca ciltlik müktesebatı içinde yolu şaşırmamaktır.

            Bir taraftan İslam’ın ilim, irfan ve tefekkür müktesebatını tedvin ve tertip etmek diğer taraftan tüm dünyayı, hayatı ve zihinleri işgal eden batı felsefesini, bilimini, sanatını, teknolojisini; kendi bilgi telakkimiz içinde yeniden tasnif etmek durumundayız. Aksi takdirde batı tarafından işgal edilen zihnimizi, aklımızı kurtarmak, kendi zihni evrenimizi, akl-ı selimimizi inşa etmek iktidarını elde edemeyiz.

            Batı, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de eğitim-öğretimin kalbini ele geçirmiş, pozitif bilim anlayışına uygun bir müfredat oluşturmuş, bunu da Cumhuriyet Türkiye’si “aydınlanma” olarak benimsemiştir. Mevcut eğitim-öğretim sisteminden geçen, böylece batının “pozitif akıl formuna” sahip ve ona mahkum olan Müslümanlar, İslami akıl diyebileceğimiz “akl-ı selim”in başlığını bile unuttu. “Anlama aleti” batı tarafından inşa edilen Müslümanlar, “pozitif akıl” ile Kur’an-ı Kerim okumanın, oryantalist bir okuma olduğunu bile anlamaktan aciz hale düştüler ama bunun farkında olmayan bazı ahmaklar, pozitif akıllarıyla mealinden okudukları vahyi anladıklarını iddia etmekte ve içtihat(!) yapmaktadır.

            Uzun söze ne hacet… Sadece içinde bulunduğumuz nazari keşmekeşe bakan temiz idrak sahibi bir çoban bile anlar ki, medeniyet akademisine ihtiyacımız var. Bilgiyi derleyip toplayacak, İslami kaynaklara bağlayacak, yeniden bir tertip ve tasnif yapacak, anlayış mimarisini medeniyet tasavvuru ufkunda inşa edecek bir karargah ihtiyacı açıktır.

            Bu çalışma bir yol haritasıdır. Mevzulara dair fikri izahlar özet hacmindedir ve sadece lüzumunu işaretlemek içindir. Her mevzu başlığı altında ciltlerce külliyat hacminde fikriyat ihtiyacımız var, yaptığımız kısa izahlar, meseleyi ifade etmekten çok uzaktır, sadece ihtiyaçları tespit etmeye matuftur.

Share Button

Akl-ı Selim Mektebi

12571402_669120793229440_1911867627_n

AKL-I SELİM MEKTEBİ PROJESİ

 

PROJENİN TAKDİMİ

Bir ülkede akıl ile ilgili kitabiyat (literatür de denilebilir) yoksa, akıl ile ilgili çok sayıda eser telif edilmemişse, o ülkede aklın anlaşılmış olması muhaldir. İdrak melekesi olan akıl idrak edilmeden, onunla başka meseleleri idrak etmek kabil değildir.

Aklı anlamamış ve kendi aklımızı (Akl-ı Selimimizi) inşa edememişsek, “kendimiz” olma ihtimal ve imkanımız yok demektir. Her medeniyetin bir akıl terkibi vardır, bir medeniyetin ilk inşa etmesi gereken anlayış ise akıl terkibidir.

Kendi aklımızın (Akl-ı Selimin) tarifini bile bilmediğimiz bir vasatta, o akla sahip olduğumuz iddia etmek anlamsızdır. Kendi aklımızı inşa edememişsek, edemiyorsak, kendi medeniyetimizi inşa etme iddiası ise sadece komiktir.

* Akl-ı Selim Mektebi yazısına devam et

Share Button

TABAKAT MEVZU HARİTASI

MEVZU HARİTASI

A-ANA HARİTA

1-ŞAHSİYETLER TABAKATI

1-1-Şahsiyet çeşitleri

1-1-1-Arifler TABAKAT MEVZU HARİTASI yazısına devam et

Share Button