RAPOR-6-CAMİNİN MÜESSESELEŞTİRİLMESİ

TAKDİM

Cemiyeti kaybettik, artık insan kalabalıkları var. Kalabalık; insanların birbiriyle irtibat ve münasebetinin, mesuliyet ve vazife hissinden ve fikrinden uzaklaştığı ve sadece ihtiyaç ve menfaatle sınırlı hale geldiği insan topluluğudur. İnsan topluluğudur ama hiçbir insani hususiyet taşımaz. Cemiyet ise, hayvani insiyaklardan (ihtiyaç ve menfaatlerden) çok ileride, insani mesuliyet ve vazife hissi ve fikriyle tesis edilmiş yoğun münasebet haritasıdır.
Bu millet, bin yıldır İslam ile yoğrulmuş, hiç tanımadığı insanlara bile Allah rızası ve Allah’ın vahyettiği ölçüler çerçevesinde mesuliyet hisseden ve yardım eden bulunmaz bir medeni cemiyet seviyesine çıkmıştı. Öyle ki, ümmi bir çobanımızın insani mesuliyet hissi, batının profesörlerinden ve “asillerinden” yüzlerce kat daha yüksek bir irtifadaydı. Hala, cemiyet olmakla kalabalık haline gelmek mikyasıyla mukayese edildiğinde, en “medeni” batılı toplumlardan (kalabalıklardan) onlarca kat daha yüksek seviyededir. Fakat diğer toplumlarla mukayeseli olarak “iyi” olmamız, kendimizle (tarihimizdeki kendimizle) mukayese edildiğinde, en aşağı seviyeye indiğimiz gerçeğini değiştirmez.
Dünyanın en asil milleti, iki asırdır kültürel işgale maruz kaldı, son bir asırdır kültürel işgal aynı zamanda resmi uygulama haline geldi ve namlu (ve kanun) zoruyla yozlaştırıldı. Yozlaştırma sürecine, batılılaşma, muasır medeniyet seviyesine çıkma, gelişme, kalkınma gibi isimler verilmesi gerçeği ve neticeyi değiştirmez.
*

Mukayeseli olarak hala dünyadaki en asil millet olması, insanlığın yozlaşma sürecine yetişememesi, mayasının sağlam olduğunun delilidir. Ne var ki, yozlaşma ve çürüme sürecinin hızlanarak devam ettiğini, kör sultan gördü, sağır sultan duydu, ahmak sultan anladı. Bulunduğumuz eşik, muhtemelen, yozlaşma ve çürüme sürecinin durdurulması ve ters çevrilmesini mümkün kılacak son sınırdır. Tarihimizde, içtimai alarm sisteminin hiç bu kadar yüksek sesle çaldığı vaki değildir. Zamanımız kalmadı, derhal harekete geçilmelidir.
*
Resmi-umumi yozlaşmaya karşı hassas insanların bugüne kadar bulabildiği tedbir, cemaatleşmekti. Cemaatleşerek, umumi-resmi yozlaşmaya karşı kendini korumaya alan insanlar, muhakkak ki doğru yapmıştı. Zira yozlaşmanın resmi politika haline getirildiği son seksen yıldır, devletle birlikte yozlaşmaya karşı mücadele vermek imkansızdı, tam aksine hem devletin hem de kalabalıkların yozlaştırıcı etkisine karşı mücadele etmek gerekiyordu.
Cemaatleşmenin oluşturduğu savunma duvarları, derin bir itimatsızlığın neticesiydi. Zira devlet, bizzat ve namluyla yozlaştırıyor, mesela kadınların başındaki örtüyü çekip alıyordu. Ağır zulüm uzun sürdü, zulme karşı müdafaa hatları da o nispette kemikleşti. O kadar kemikleşti ki, cemiyeti yozlaşmaya karşı korumak için oluşturulan içtimai bünyeleşme mahiyetindeki cemaatler, artık cemiyete çıkamaz, cemiyet çapında hassasiyet gösteremez ve cemiyete dönük projeler geliştiremez hale geldi.
*
Yozlaşma sürecini durdurmak ve tersine çevirmek için artık tüm millete hitap edebilen içtimai müesseseler kurmak ve cemiyet çapında bir hamle başlatmak şart… Cemaatlerin, cemaat ufkuna sıkışmış olması büyük talihsizlik, devletin tüm halka hitap edebilen projeleri hayata geçirme fikri ve ufkuna sahip olma zamanı geldi.
Millete dönük içtimai projeler hayata geçirilemez, mesele sadece kanunla halledilmeye çalışılırsa süreç tersine çevrilemez. Bir milyon kanun, bir adet içtimai müessesenin yerini tutmaz. İçtimai hayat, kanunla bozulabilir ama kanunla düzeltilemez, seksen yıldır kanunla bozulmuş olması, kanunla düzeleceği anlamına gelmez. Kaldı ki, seksen yıldır sadece kanunla bozulmadı, kültürel yozlaşma tüm metotları kullandı.
Hayatın her sahası, ayrı bir tabiata sahiptir ve o tabiata uygun kaidelere tabidir. İçtimai hayat, kanun ve namluyla (zorla) tanzim edilemez, edilmeye çalışılırsa sadece zarar verir, zira kırar, dağıtır. Oysa içtimai-ahlaki hayat, naiftir, zora gelmez. Siyasetten anlamak, içtimaiyattan anlamaya kafi değildir, devlet hayatının kanuna ihtiyacı vardır ama cemiyetin ahlaki-içtimai müesseselere ihtiyacı var.
*
Cami, tüm millete dönük içtimai inşa süreçlerinin karargahı haline getirilebilir. Cami, böyle bir proje için hem meşruiyet hem itimat hem de yaygınlık bakımından rakipsizdir. Cami merkezli bir milli projenin alternatifi yoktur, bunun yerine ikame edilebilecek bir proje üretmek imkansızdır.
Cami, imkanları bakımından da rakipsizdir. Hem mekan hem de kadro sayısı bakımından cami merkezli bir proje, başka şekilde yapılmak istense devletin bile maliyetini karşılayamayacağı ağırlıktadır. Oysa camiler, kadrolar, içtimai itibar ve tesir hazır haldedir. Öyleyse neden helva yapmıyoruz? Çünkü helvanın tarifi yok, yani fikir ve mütefekkir yok, çünkü devlet her şeyi bürokratlarına havale ediyor, bürokratlar da tefekkür kadrolarına düşman… Düşman, çünkü kendilerinin düşünemediklerini düşünüyorlar, bunlar devlete ulaşırlarsa, kendilerinin (bürokratların) seviyesizliği ve şahsiyetsizliği ortaya çıkar.
*
Bu projenin kabul görmesi ve hayata geçirilmesi düşünüldüğünde, hazırladığımız tatbikat planı üzerinde müzakereler yapılabilir. Pilot uygulama başta olmak üzere, farklı tatbikat planları mümkündür. Yüksek yoğunluklu veya düşük yoğunluklu olmak üzere çeşitli tatbikat planları arasından tercih yapılabilir.

FİHRİST

Takdim

A-CAMİ-CEMİYET-HAYAT
A-1-Şehrin merkezi camidir 11
A-2-Cami, hayatın içtimai merkezidir 14
A-3-Cami, tabii teşkilatlılık halinin merkezidir 17

B-CAMİNİN İMKANLARI
B-1-Ülkedeki en geniş kadro istihdamına sahiptir 21
B-2-Ülkedeki en geniş mekan sahibi müessesedir 23
B-3-Ülkedeki en derin itimat ve itibar müessesesidir-24
B-4-Ülkedeki en derin içtimai müessesedir 25
B-5-İslam’ın en sarih tatbikat ve tezahür mekanıdır-26
B-6-Dinin sıhhatli şekilde anlaşılmasını sağlar 27
B-7-Paralel din teşebbüslerine mani olur 28
B-8-Dinin istismarına mani olur 30
B-9-Dini oluşumları ve faaliyetleri bir merkezde cem eder-32

C-CAMİNİN MİMARİ ÖZELLİKLERİ
C-1-Külliye şeklinde inşa edilmesi 33
C-2-İdari büro inşası 35
C-3-Sınıf inşası 36
C-4-Toplantı salonu inşası 37

D-CAMİNİN MÜESSESELEŞMESİ
Giriş 39
D-1-Mahallenin merkezi haline getirilmesi 40
D-2-İhtiyaçların temin merkezi haline getirilmesi 41
D-3-İçtimai hayatın merkezi haline getirilmesi 43
D-4-İçtimai hayatın altyapısını kurması 45
D-5-Halkın talim ve terbiye merkezi haline getirilmesi 47
D-6-Hakem müesseseleri teşkili 49
D-7-Karz-ı Hasen müesseselerinin teşkili 51

E-CAMİ MERKEZLİ MAHALLE ANLAYIŞI
E-1-Cami merkezli mahalle anlayışının yeniden inşası 53
E-2-Mahallenin envanterinin çıkarılması 55
E-3-Yardıma muhtaç meskenlerin tespiti 56
E-4-Kardeş mahalle çalışması 57
E-5-Talim ve terbiye merkezi haline getirilmesi 58
E-6-Mahalleye dair kararların alındığı merkez 59

F-PROJE ORTAKLARI
Giriş 61
F-1-Şehir Şurası ve Müftülükler 62
F-2-Vilayet 64
F-3-Belediye 65
F-4-Emniyet 66
F-5-İçtimai kuruluşlar (Sivil toplum kuruluşları) 67
F-6-Meslek ve işadamları kuruluşları 68
F-7-Muhtarlar 69
F-8-Okul müdürleri 70
F-9-Mahalle sakinleri ve gönüllüleri 71

G-MÜESSESELEŞME SÜRECİ VE SAFHALARI
G-1-Giriş 73
G-2-Bir şehirde emsal (pilot) tatbikat yapılmalı 74
G-3-Önce yardım faaliyetleriyle başlanmalı 75
G-4-Yardım faaliyetleri, dernek ve vakıflarla organize edilmeli 76
G-5-Adım adım ilerlenmelidir. 76

H-MEDENİYET ŞEHRİ VE CAMİ
H-1-Giriş 77
H-2-Medeni cemiyet inşasında cami 78
H-3-Medeniyet şehri inşasında cami 80
H-4-Medeni cemiyet inşasında cami 82

Share Button