Etiket arşivi: medeniyet akademisi

MEDENİYET AKADEMİSİ ÇALIŞMALARI

YENİ İLİMLERİN KURULUŞU

Medeniyet Akademisi kadrolarının külliyatı 200 kitaba ulaştı. Mesele sadece kitap sayısıyla alakalı değil, hem mevzu hem de muhteva itibariyle müstesna çalışmalar yapılıyor. Yeni mevzular keşfediliyor ve her mevzu derinliğine ve genişliğine kuşatıcı bir bakış ve anlayışla tetkik ve telif ediliyor.
Fikri yığınağımızın artması, artık “yeni ilim” dallarının kurulması zamanının geldiğini gösteriyor. Bu sebeple Medeniyet Akademisi kadroları, mevcut fikri yığınağın oluşturduğu muharrik kuvvetle, yeni ilim dalları kurulması için altyapı çalışmalarına başladı.
*
Yeni ilim dallarının kurulması için ilk yapılması gereken iş, ilimlerin tasnifiydi. Medeniyet Akademisi kadroları, ilimlerin ana tasnif haritasını hazırlamıştı. O tasnif haritası üzerinde yeni ilimlerin inşası için çalışmalarına başladı.
* MEDENİYET AKADEMİSİ ÇALIŞMALARI yazısına devam et

Share Button

HAKEM MÜESSESESİ

HAKEM MÜESSESESİ
FİHRİST
Takdim

BİRİNCİ KISIM-FİKRİYAT
İhtiyaç
Lüzum
Faydaları
Bu tür müesseseler neden kurulamıyor?

İKİNCİ KISIM-ÇEŞİTLERİ
Hukuki hakem müessesesi
Ahlaki hakem müessesesi

ÜÇÜNCÜ KISIM-TATBİKAT
*Müstakil hakem müesseseleri
*Mevcut kuruluşların bünyesindeki hakem müesseseleri
HAKEM MÜESSESESİ yazısına devam et

Share Button

Medeniyet Akademisi -Takdim-

            medeniyet

Tefekkür ve tezekkürün zirvesi tevhid, insan ve hayatın zirvesi vahdettir. Tevhide; terkip, tecrit ve tenzih güzergahından ulaşılır, vahdete ise ahlak, edep, takva yoluyla… Tevhid; ferdin ruhi-deruni cihetindeki inkişafla mümkün, vahdet ise sayısız içtimai mecranın bir havzaya dökülmesiyle mümkündür.

            Tevhid ve vahdet, İslam Medeniyetinin nihai menzili, nispeti, ölçüsü, mikyasıdır. Her şey bu iki mikyasa göre anlaşılır, kabul ve tatbik edilir. İçtimai manada vahdete, ferdi manada tevhide ermeyen tüm yollar yanlıştır.

            Ferdi hürriyet, içtimai manada vahdete, ferdi manada tevhide muhalif olamaz. İslam, hürriyeti serkeşlik (liberalizm) olarak anlamaz, kabul etmez. İman ferd için, İslam cemiyet içindir ve ikisi terkip edildiğinde “insan mimarisi” kurulmuş ve tüm cihetiyle kuşatılmış olur.

*

            İslam Medeniyeti, içtimai manada vahdet havzasına, ferdi manada tevhid zirvesine giden yolları açık ve temiz tutmanın maharet ve marifet yekunudur. Zirveyi veya nihai menzili işaretlemek kolay, zor olan hem Müslümanların milyonlarca ciltlik müktesebatı hem de insanlığın milyonlarca ciltlik müktesebatı içinde yolu şaşırmamaktır.

            Bir taraftan İslam’ın ilim, irfan ve tefekkür müktesebatını tedvin ve tertip etmek diğer taraftan tüm dünyayı, hayatı ve zihinleri işgal eden batı felsefesini, bilimini, sanatını, teknolojisini; kendi bilgi telakkimiz içinde yeniden tasnif etmek durumundayız. Aksi takdirde batı tarafından işgal edilen zihnimizi, aklımızı kurtarmak, kendi zihni evrenimizi, akl-ı selimimizi inşa etmek iktidarını elde edemeyiz.

            Batı, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de eğitim-öğretimin kalbini ele geçirmiş, pozitif bilim anlayışına uygun bir müfredat oluşturmuş, bunu da Cumhuriyet Türkiye’si “aydınlanma” olarak benimsemiştir. Mevcut eğitim-öğretim sisteminden geçen, böylece batının “pozitif akıl formuna” sahip ve ona mahkum olan Müslümanlar, İslami akıl diyebileceğimiz “akl-ı selim”in başlığını bile unuttu. “Anlama aleti” batı tarafından inşa edilen Müslümanlar, “pozitif akıl” ile Kur’an-ı Kerim okumanın, oryantalist bir okuma olduğunu bile anlamaktan aciz hale düştüler ama bunun farkında olmayan bazı ahmaklar, pozitif akıllarıyla mealinden okudukları vahyi anladıklarını iddia etmekte ve içtihat(!) yapmaktadır.

            Uzun söze ne hacet… Sadece içinde bulunduğumuz nazari keşmekeşe bakan temiz idrak sahibi bir çoban bile anlar ki, medeniyet akademisine ihtiyacımız var. Bilgiyi derleyip toplayacak, İslami kaynaklara bağlayacak, yeniden bir tertip ve tasnif yapacak, anlayış mimarisini medeniyet tasavvuru ufkunda inşa edecek bir karargah ihtiyacı açıktır.

            Bu çalışma bir yol haritasıdır. Mevzulara dair fikri izahlar özet hacmindedir ve sadece lüzumunu işaretlemek içindir. Her mevzu başlığı altında ciltlerce külliyat hacminde fikriyat ihtiyacımız var, yaptığımız kısa izahlar, meseleyi ifade etmekten çok uzaktır, sadece ihtiyaçları tespit etmeye matuftur.

Share Button